15.02.2019 tarihinde Diyarbakır Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Diyarbakır Arı Yetiştiricileri Birliği işbirliğinde « Arılarda Bakım, Besleme ve Arı Hastalıkları» konulu panel düzenlendi.
15.02.2019 tarihinde sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturum şeklinde, GAP Uluslararası Tarım Araştırma Enstitüsü konferans salonunda düzenlenen ve yoğun ilgi gösterilen panele Vali Yardımcısı Remzi Oğuz YILMAZ, Diyarbakır Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ertan ATALAR, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamit KAVAK, GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkez Müdürü Mehdi SÜMERLİ, Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Mehmet HÜSEYİNOĞLU, Gıda ve Yem Şube Müdürü Dr. Berna DUMAN AYDIN, Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Necattin GÖNÇ'ün yanı sıra Panelin Moderatörlüğünü üstlenen Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Aydın KETANİ, Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden Prof.Dr. Sevgi KOLAYLI, Hacettepe Üniversitesi'nden Doç.Dr. Aslı ÖZKIRIM, Tarım ve Orman Bakanlığı'nda Uzman Gülten BULUT, Bingöl Üniversitesi'nden Öğr. Gör. Mehmet Ali KUTLU, Diyarbakır Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fahri SAYLAK, Diyarbakır Bal Üreticileri Birliği Başkanı Ali Rıza DEMİR ile arı yetiştiricileri, bal üreticileri ve Veteriner Fakültesi öğrencileri katıldı.
Panelin Açış Konuşmasını yapan İl Müdürü Mustafa Ertan ATALAR konuşmasında; Arıcılığın tarımsal bir faaliyet olması ile doğrudan, tozlaşma hizmeti ile bitkisel üretime dolaylı olarak katkı sağladığını, arıcılık topraksız veya az topraklı aileler için tek başına bir geçim kaynağı olduğunu aynı zamanda en ucuz ve en kolay istihdam yaratan tarımsal faaliyet olduğunu, bu yönüyle, aile ekonomisi için gelir kaynağı olabildiğini söyledi. "Arıcılık faaliyeti ailenin her bireyi tarafından da yapılabilir. Özellikle kırsal kesimde aile bütçesine önemli katkılar sağlar. Bunun yanı sıra arıcılığın çevreye ve doğaya doğrudan veya dolaylı hiçbir zararlı etkisi bulunmamaktadır. Ayrıca şartları sağlayarak arıcılık yapan işletmelere bakanlığın destekleme projeleri de var" dedi
ATALAR konuşmasının devamında; 2018 yılında AKS'ye toplamda 545 adet birincil üretici kayıtlı olup anaarı ve arılı kovan için toplamda yaklaşık 1 milyon 115 bin TL (anaarı başına 15 TL, arılı kovan başına 10 TL olmak üzere) destek sağlanmıştır. Halihazırda ilimizde arılı kovan sayısı 112 bin 923 adet olup, Bakanlığımız tarafından arıcılık yatırımları desteklenerek arıcılıkta üretimin artırılması sürdürebilirliğin sağlanması kalitenin yükseltilmesi ve kırsalda istihdama katkı sağlanması amacıyla 2018 yılında ilimizde 36 adet üreticimize 1.392 adet polen tuzaklı kovan, 6 adet güneş enerjisi elektrikli üretim sitemi, 5 adet seyyar arıcı barakası, 4 adet bal sağım çadırı, 7 adet bal süzme makinası, 6 adet bal eritme dinlendirme kazanı, 1 adet sır alma teknesi olmak üzere toplamda 143.347,80 TL hibe ödemesi yapılmıştır.
Panelde söz alan İl Müdür Yardımcısı Mehmet HÜSEYİNOĞLU, Bal üretimi yapan çiftçinin ürettiği balları sorunsuz bir şekilde pazarlayabilmesi için petekle satış için mutlaka arıcılık kayıt sistemine kaydını yaptırması, balı paketleyip satabilmesi için de Bakanlığa İşletme Kaydını yaptırması ve ballarını etiketlemesi gerektiğini önemle vurguladı.
Prof. Dr. Aydın KETANİ'nin başlattığı Panelde Arı Ürünleri ve Apiterapi konusunda sunum yapmak üzere söz alan Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fen Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevgi KOLAYLI Türkiye'de yılın üç mevsimi arıcılık yapıldığını söyledi. Kolaylı, Türkiye'nin Avrupa'dan daha fazla bitki çeşitliliğine sahip olduğunu dile getirdi. Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde Arı Ürünleri Araştırma Grubu olarak araştırmalar yaptıklarını belirten Kolaylı, Arıcılık sektöründeki arı sütü, polen, propolis gibi alternatif ürünleri de tıbben ve ekonomik olarak ciddi bir değer taşıdığını belirten Kolaylı, "Türkiye propolis üretecek potansiyele sahipken yurt dışından alıyoruz. Propolis enfeksiyon hastalıklarına karşı bağışıklık sistemini güçlendirecek bir iksir" ifadelerini kullandı. Arı sütünün de gençlik iksiri olduğunu belirten Kolaylı "Bu konuda yaptığımız araştırmalara göre arı sütünün hücre çoğalmasını kolaylaştırıyor. Yumurtlamayı hızlandırıcı etkisi var. Çocuk sahibi olmak isteyecek insanların kullanabileceği ürünlerden bir tanesi. Bu kadar önemli bir ürünü ne yazık ki biz yurt dışından alıyoruz. Bizim var. Biz neden üretmiyoruz. Biz sadece bala odaklanmışız. Diğer arı ürünlerini maalesef önemsemiyoruz. Bu konuda üreticilerimiz bilinçlendirilmeliyiz" açıklamasında bulundu.
Arı Parazitleri ile Mücadele adlı sunumu yapmak üzere söz alan Hacettepe Üniversitesi
Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ayrıca Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Aslı ÖZKIRIM, en önemli arı hastalıklarından olan Nosemiosisin teşhisinin mutlaka doğru yapılmasını, arı ölümlerinin sadece arı hastalıklarından kaynaklanmadığını, yetiştiricinin yanlış uygulamalarından da kaynaklanabileceğini dile getirirken, arıcılık, arı ölümleri, arı sağlığı konularında, Arıcılara, kendi geliştirdiği metodlarla (ceket giydirme gibi), kitap terimleri yerine onların kullandıkları dille, "Role-play (drama)" metoduyla antibiyotik kullanımının yanlışlığı, bakteri sporları vb. konularını katılımcılar arasından birilerini seçerek interaktif eğitimle aktardı ve akıllarda kalmasını sağladı.
Ülkemizde Ana Arı Üretimi, Kullanımının Koloni Gelişimi ve Verimine Etkisi adlı sunumu yapmak üzere söz alan Bakanlık Uzmanı Gülten BULUT arı ölümlerinin önlenmesi için yapılacakların yanı sıra Anaarı Üretimi ve arıcılığın diğer konuları için Bakanlığımızın Çiftçilere sunduğu destekleme projeleri hakkında bilgi verdi.
Hastalıklarla Mücadele ve Uygulanabilir Arıcılık Teknikleri adlı sunum için Bingöl Üniversitesi Bingöl Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Arıcılık Programı Öğretim Görevlisi Mehmet Ali KUTLU arı hastalıklarıyla sadece kimyasal mücadelenin yetmeyeceğini tuzak vb. tekniklerle mekanik olarak ta mücadele edilebileceği konusunda arıcılık tekniklerinden bahsetti.
Panel katılımcıların panelistlere yönelttikleri soru ve cevap kısmından sonra Moderatör Prof. Dr. Aydın KETANİ'nin Kapanış Konuşmasıyla sona erdi.